Sklerit ve Episklerit Nedir

Sklerit ve Episklerit Nedir sizlere sitemizin bu bölümünde göz hastalıkları ile ilgili bilgiler vermekteyiz. Bu bilgiler göz hastalıklarının neler olduğu, tedavisi ve belirtilerini kapsamaktadır. Op. D. med. Akın AKYURT sizlere bu hastalıkları geniş bir şekilde ele alarak açıklamakta ve sizleri bilgilendirmekte. Bu yazımızda Sklerit ve Episklerit nedir bunu ele alacağız ve sizleri tam anlamı ile bilgilendirmeye çalışacağız.

Sklerit ve Episklerit Nedir ?

Episkleritin tanımını yapmadan önce, gözün yapısını incelemekte fayda vardır. “Sklera” adı verilen, göz küresinin kornea dışında kalan dış yüzeyini saran beyaz renkte sert bir tabaka vardır. Bu tabaka gözün şeklini verir ve dış yüzü beyaz iç yüzü kahverengidir. Yaşlı insanlarda, dışta ki beyaz kısmın yağlanmasından dolayı sarımtrak bir renk alabilir. Skleranın dış kısmını oluşturan tabaka ise “episklera” adını alır. Çeşitli nedenlerle gözün sklera ve episklera tabakası iltihaplanabilir.

Sklerit ve Episklerit Nedir-2

Sklerit ve Episklerit Nedir-2

Episkleranın iltihaplanması sonucunda “episklerit” adını verdiğimiz hastalık, sklera tabakasının iltihaplanması sonucunda da “sklerit” adını verdiğimiz hastalık oluşur. Her iki hastalığın da belirtileri neredeyse aynıdır. Episklerit daha sık ve çok ciddi olmayan bir hastalık türü olmakla berabe. Sklerit daha az rastlanılan ve genelde ciddi bir göz rahatsızlığıdır. Skleritin bazen iltihaplı bağırsak rahatsızlığıyla bir ilişkisinin olduğu görülmüştür. Episkleritin genel olarak nedeni bilinmemektedir. %30′ luk bir oranla başka hastalıklarla bağıntılı olduğu görülmüştür. Episklerit genel olarak daha genç yetişkinler de görülmekle beraber, sklerit daha çok 30 ile 60 yaş arasında ki insanlarda görülür. Hastalığın kadın ve erkeklerde görülme oranı neredeyse aynıdır. Bunlar Sklerit ve Episklerit Nedir hakkında sizlere aslında yeterli gelecek bilgilerdir ama tabi ki de daha ayrıntılı bilgileri sizlere vereceğiz.

Göz Hastalıklarından Sklerit ve Episklerit

Hastalıkların genel tanımını yaptıktan sonra belirtilerine değinecek olursak her iki hastalık için de ortak olarak ; Bir veya her iki gözde ağrı; Gözde parça halinde kızarıklık; Bulanık görme; Gözde kaşıntı hissi; Işığa bakamama gibi belirtileri sayabiliriz. Episklerit çoğunlukla ağrılı olmazken, sklerit de yoğun olmayan bir ağrı görülebilir. İki hastalığın da en önemli belirtisi gözlerde ki kızarıklıklardır. Bu kızarıklıklar 1 hafta içinde kendiliğinden geçebilir ve belirli zamanlarda yeniden tekrarlayabilir. Eğer bu tip belirtileriniz var ise uzman bir doktor tarafından muayene edilmeniz gerekmektedir. Bu hastalıklar çoğunlukla başka hastalıklarla da bağıntılı olabildiği için genel bir muayene de yaptırabilirsiniz.

Sklerit ve Episklerit Nedir-3

Sklerit ve Episklerit Nedir-3

Hastalıkların muayene ile tanısı konduktan sonra tedavisi için hastalığın şiddetine göre. Yapay gözyaşı, çeşitli göz damlaları ve ağız yoluyla alınan ilaçlar kullanılabilir. Önemli olarak şunu söylemeyim; bilinçsizce alınan göz damlaları ve yapay gözyaşı gibi ilaçlar görmeme ye kadar ilerleyebilen önemli sonuçlar verebilir. Bu yüzden tedavi için mutlaka doktorunuzun size yol göstermesini bekleyiniz.

Tedavi Yöntemleri ?

Sizlere Sklerit ve Episkleri Nedir bundan bahsettikten sonra biraz da tedavi yöntemlerinden bahsetmek isteriz. Episklerit tedavisi için öncelikle uzman bir doktora muayene olunmalıdır. İltihap giderici gözdamlası ve ilaç verilebilmektedir. Gözyaşı damlaları da hastalığın nüksetmesini önlemek ve yatıştırmak için verilebilmektedir. Soğuk tedavi uygulaması da yine gözdeki hastalığın vermiş olduğu yangıyı alabilmek ve dindirmek amacıyla uygulanır. Suni gözyaşı damlaları da yine episklenit tedavisi için uygun görülebilen ilaçlar arasındadır. Ağrı kesici ve bağışıklık kuvvetlendirici haplar da hastalığın seyrine ve derecesine göre doktor tarafından uygun görülebilmektedir. Şimdi Sklerit ve Episklerit Nedir konusunda sizlere biraz daha ayrıntılı bilgi verebiliriz. Göz küresinin dış kısmı birkaç bölümden meydana gelmiştir. Sklera göz küresinin çoğunu kaplayan sert doku tabakasıdır. Gözün akı olarak söz edilen kısım sklera ise episklera ile kaplıdır. Bu doku sklera ile dış zar (konjonktiva) arasında bulunan şeffaf dokudur. Bazen sklera veya episklera iltihaplanabilir. 

Hastalığın Belirtileri Nelerdir ?

-Bir veya her iki gözde ağrı

-Gözde parça halinde kızarıklık

-Bulanık görme Episkleranın iltihabı en büyük sıklıkla genç yetişkinlerde ortaya çıkan hafif ve lokalize bir enfeksiyondur. Sklera iltihabı daha az görülen ve daha ciddi bir rahatsızlıktır. Sıklıkla belirli otoimmün rahatsızlıklarla (romatoid artrit gibi) veya iltihaplı bağırsak hastalığıyla bağlantılı düşünülür. Sklerit en fazla 30 ile 60 yaş arasındakilerde görülür. Teşhisler iki hastalığın da özelliği gözün üzerinde kırmızı veya mor bir kısımdır. Skleritte şiddetli olmayan bir ağrı da olabilir. Sklerit gözün arka tarafında meydana geldiği zaman görüş bulunabilir. Eğer sizde sklerit veya episklerit olduğundan şüphe ediyorsanız göz muayenesi için göz doktorunuza danışın. Eğer rahatsızlığınız skleritse bu hastalık sıklıkla başka bir rahatsızlıkla bağlantılı olduğundan daha genel bir muayene de yapılabilir. Episklerit tedavisi bir iki haftada kendiliğinden geçme eğilimindedir. Ayrıca zaman zaman nüksetme eğilimi de vardır.

Tekrar Etme Olasılığı Var Mıdır ?

Evet Sklerit ve Episklerit Nedir diye sizlere detaylı bir şekilde bahsettik. Peki bu hastalığın tekrar etme olasılığı nedir ? Her hastalık gibi tabi ki bu hastalığında tekrar etmek olasılığı var. Sizlere yukarıda bahsettiğimiz önlemleri almanız koşulu ile bu hastalığın tekerrür etmesini engelleyebilir. Veya bu ihtimali en aza indirebilirsiniz. Sizlerde eğer bu hastalık ile ilgili kendinizde şüpheleriniz varsa. Veya diğer hastalıklar ile ilgili daha ayrıntılı bilgiler almak istiyorsanız hastanemize gelebilir. Veya sitemizden bilgi alıp iletişime geçebilirsiniz.

 

© 2017 AkinAkyurt.com - by Secesta Software Solutions ®

Hemen İletişim        +90 216 411 2050


Sınırlı Sorumluluk Beyanı
akinakyurt.com'un içeriği, kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zama bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç redavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikle tavsiye edilmez. Site içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Tüm hakları saklıdır